Embed

ETS TUR'UN YANLIŞ REKLAMI SAVIM

Var oluşu ya da geneli ya da tümü anlamak için parçaları iyi incelemek ve felsefe bilmek gerekir yoksa gözler dağı görür de dünyayı görmez.
 
Ülkemize yanlış, kötü herşey önce masumlukla sokuldu. Örneğin sigara ilaç olarak sokuldu ve önce eczahanelerde satılmaya başlanıldı; moda medenilik, hanımefendilik, beyefendilik, kibarlık, ahlak, edeb, ruh güzelliği olarak sokuldu, sonra ahlaktanımaz, edebtanımaz, insanlıktanımaz, akıl tanımaz, beyintanımaz bir hale getirildi; turizım(turizm) kültür, gezmek, görmek, tanımak, dostluk, öğrenmek, bilgilenmek yani beyin olarak sokuldu, sonra o da ahlaktanımaz, edebtanımaz hale getirildi. Bu bir rastlantı mı yoksa ta en baştan düzenlenmiş bir tuzak mı? Bunun bir tuzak olmasını genelleyemeyiz çünkü örneğin turizım kültür, ahlak, edeb olarak kaldığı sürece çok yararlı ve çok gerekli birşeydir.
 
Günümüzde bir zamanlar ilaç olarak satılan sigaraya karşı savaş başladı; moda utanmazlığın, pısikopatlığın(psikopatlığın), sosyopatlığın, rezilliğin, kepazeliğin, akıldışılığın, ahlakdışılığın zirvesine ulaştı ki aynı şey artık turizım için de söz konusu; bir kültür olarak başlatılan turizım da artık ahlaktanımayan, edebtanımayan, utanmatanımayan; bikini, mayo denilen sütyen-külotla, çıplaklıkla utanmazlığın, ahlakdışılığın, akıldışılığın, insanlıkdışılığın bir başka zirvesi haline geldi.
 
Denize girmek, yüzmek bir gereksinim değildir, bir zaaftır, nefstir; denize girmek yerine felsefe öğrenmek, bilim öğrenmek, kitap okumak çok daha yararlıdır. Denize girmeyi, yüzmeyi sağlıkla bağdaştırmaya, ilişkilendirmeye kalkanlara bakmayın siz; acaba yüzde kaçı sigara, içki içmiyor ve akıl-ruh sağlığının zorunluluklarından olan felsefeyi, bilimselliği ve kitap okumayı hayatlarına sokmuş? Baylı bayanlı denize, havuza girmek baylı bayanlı, başkalarının eşleriyle birlikte aynı hamama girmek gibidir.
 
Yani turizım artık utanmayı yok eden bir zararlı haline gelmiştir. Oysa dini tanımlayan Din hadisileri 'Din utanmaktır, utanmak yoksa din de yoktur; din ahlaktır, ahlak yoksa din de yoktur; din edebtir, edeb giderse din de gider' der. Yani bu durumda turizım ile yalnızca felsefe, bilim ve akıl değil din de karşı karşıya gelmiş durumdadır. Turizım felsefe, bilim, akıl, ahlak, din ile karşı karşıya gelmişse neyle yanyana gelmiştir? Kuşkusuz ki yalnızca birilerinin cepleri ve nefsler ile yani akıldışılık ile; bu yüzden de genelde her turizım tesisinde içki de vardır; ve acaba yüzde kaçında fuhuş, zina da yoktur?
 
Akılın olmadığı yerde din olmaz, ahlakın olmadığı yerde din olmaz, utanmanın olmadığı yerde din olmaz.
 
Denize, havuza girmek bir gereksinim değildir ancak birilerinin cebini doldurmak için bir gereksinimdir; ve beyin yerine bedene, iç güzellik yerine dış güzelliğe esirlik, kölelik için.
 
Moda ve turizım akıl tanımamakta adeta bir yarış içine girmişlerdir.
 
Bir turizım şirketi olan örneğin Ets tur Ramazan ayı'nda bile dine aykırı reklamlarına devam etmiştir.
 
Bu şirketin televizyon bir reklamında biri bikinili kız çocuğu, biri mayolu erkek çocuğu iki çocuk; kız çocuğu oğlan çocuğuna arkadan sarılmış; bikinili kız çocuğunun çıplak bacakları arasına mayolu yani çıplak oğlan çocuğu girmiş olarak görülmektedir. Bunun sonu ne olacak, nereye gidecek? Kardeş olsalar da yanlış, kardeş olmasalar da. Yani düşünün ki kardeş de olsalar iki karşı cinsten çocuk birbirlerine sarılmışlar; kardeş olmasalar bu kez de çocuklar arası cinselliği, aşkı, sevgililiği teşviktir ki bu da yanlış yani neresinden bakılır bakılsın yanlış; hele dinsel açıdan tümden yanlış.
 
Yani sormak gerekir: Dine ya da İslam'a aykırı bu turizma, denizlere, havuzlara kimler girmektedir? Ve bu tür turizım şirketleri acaba toplumun hangi kesimine seslenmektedirler, açıktırlar?
 
Yani bir de pedofiliye karşı savaş var.
 
Bence moda da çıplak turizım da yasaklanmalıdır. Şerden gelecek para, döviz gelmesin daha iyi. Doğrunun azı, şerin çoğundan daha çoktur.
 
Yani gören de bu ülkedeki tek dinli beni sanacak. Akp çıplaklığa karşı neden savaşmıyor acaba? Tl ve döviz getirdiği için mi, oy getirdiği için mi? Ancak o zaman dinden de İslamiyet'ten de hiç söz etme hakkı yok.
 
Şu genelevleri, pavyonları, gazinoları, gece kulüplerini de kapatmak gerekir.
 
Çıplak kadın üzerine kurulu bir ülke de dünya da önce kadını, sonra insanlığı, sonra felsefeyi, sonra bilimi, sonra dini, sonra da akılı aşağılamaktır.
 
Bacak arasına sığan ekonomilere, ekonomi anlayışına hayır.
 
Bir de bu ülkede Diyanet var, Aile bakanlığı var, Milli eğitim bakanlığı var, Gençlik bakanlığı var.
 
İyi de ey edeb sen neredesin? Bir de edeb bakanlığı mı kurmak gerek acaba?
 
İlerlemek adına öyle geri kalmış bir ülkeyiz ki Rusya bizden domates alacak mı almayacak mı, Rus turist gelecek mi gelmeyecek mi diye düşünüyoruz.
 
Bir zamanlar da 'Komünistlerde utanmak yoktur, komünizımda(komünizmde) aile yoktur, komünizımda ahlak yoktur, komünizımda din yoktur' derlerdi. 
 
Bu mu ahlak, edeb, utanmak, din, iman?
 
Haberiniz olsun; küresel, derin bir güççe tüm dünya, insanlık çıplaklığa, utanmazlığa yönlendirilmeye, götürülmeye çalışılıyor ve moda, medya ve turizım da buna alet oluyor. Modaya, turizıma, medyaya uyup bu tuzağa düşmeyin çünkü sonu iyi değil çok kötü çünkü utanması olmayan bir dünyada herşeyden önce doğru hukuk, doğru adalet ve vicdan, merhamet olmaz.
 
 
Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 26.7.17/10.43
 

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !