ATATÜRK'ÇÜ İNSAN SİGARA, İÇKİ İÇMEZ

 

‘ Yaşamda  en doğru  yol  gösterici  bilimdir.’, ‘ Ben  siporcunun(sporcunun)  ahlaklısını (aktörelisini) severim.’  Ve  ‘ Ahlaksız(aktöresiz)   bir   millet(ulus) kalkınamaz.’  diyen  bir   insanın  yani  Mustafa   Kemal  Atatürk’ün  yolundan  gittiklerini  söyleyenlerin  içkiye, sigaraya, ahlaksızlığa  ve  çıplaklığa  karşı  olmaları  gerekirken; onların  değil   de  onların  ‘gerici, yobaz, bilim  düşmanı’  diye  nitelediklerinin  bunlara  karşı   olmaları  gerçekten  de  acı, utanç  verici bir  çelişkidir. Gerçekde, Can  Dündar’ın   ‘ Mustafa ‘  filiminde  Atatürk’ü   ayyaş   gibi  gösterilmesine  karşı   çıkanların; Atatürk’ü   içki, sigara, çıplaklık, ahlaksızlık, bencillik, sorumsuzluk  yanlısı, savunucusu  olarak   yaşamlarına  geçirmeleri  de   eşdeğer   bir  acı  ve  utanç  verici  çelişkidir. Yani  bir  yandan, Atatürk  içki  bağımlısı  olarak  gösteriliyor  diye  bir   filime  tepki  göstereceksin, öte  yandan  da   Atatürk   içki, sigara  içiyordu, diyerek  içki  ve  sigara içeceksin  ve üstelik  de  içki, sigara  içmeyi  ve  içki, sigara  içme  özgürlüğünü  Atatürk  ilkelerinden  sayacaksın. İçki  içmeyenlerin   subaylığa  alınmadığı  savı, bu  açıdan   acıdır. Gerçekden  böyle  mi  idi? Ya  böyle  idi  ise? O zaman  anlarız  ki  Atatürk’ü  anlamamamış  olmanın  en  acı  ve   en  büyük  örneklerindendir bu.

 

Atatürk   içki,sigara   içdi  mi? Bugünkü  anlamda  içmedi. Atatürk’ün   içki, sigara  içmesi; günümüzden  30  yıl   önce,   hava  kirliliğine  ‘ Hiç  koskoca  hava  kirlenir  mi  yav!’  diye  gülenlerin   durumuna    benzer. Bundan  30   ya  da   100  yıl  önce  hava  ve  deniz   kirliliğine inanılmaması, gülünmesi  gibi   Atatürk zamanında  da   içkinin  ve  sigaranın   zararları bilinmiyordu; bu  konudaki  savlara  ise  büyük  olasılık   ile  gülünüp  geçilmiştir. Şu   gerçeğe  de  gülünecektir ki  Türkiye’ye  tütün  ve  sigara  en başlarda    bir  keyif  aracı   olarak  değil   ilaç   olarak  sokulmuştur. Öyle  ki  tütün  ilaç  olarak   eczahanelerde  satılmıştır. Bu  yüzden  doktorlar; bazı  hastalıklarda(sayrılıklarda)  hastalara(sayrılara)  tütünü, sigarayı  reçeteye  yazmışlardır. Öyle  ki  8-10   yaşındaki  çocuklara  da  ilaç olarak  tütün, sigara  yazılmıştır, doktorlarca(sağaltmanlarca). Bunlardan  birisi  de  benim   babamdı. Bir doktor  da  ona  ilaç  olarak  sigarayı  yazmıştı gençliğinde. Ve  babam, ‘Akciğer  kanserisin, sigara  içmeyecekin.’  diyen  doktora  da ‘ Sigarayı  bana  doktor  verdi, bırakmam.’  diyebilmişti.

 

Sigara  ve  içki  üzerine  bilimsel  bilgiler  eskiden  şimdi  ki  kadar   çok  değil idi. İçki   için  de; içkinin  yanında   bol  meze  yenildiğinden  dolayı   kan, güç, kilo  alma  verdiğinden  dolayı  sağlık  kaynağı   olarak  da  yorumlanmıştır  ve  bu gücün, içkiden  geldiği  sanılmıştır. Bu yüzden  rakıya  halk  dilinde   ‘Aslan sütü’  de  denilmiştir. Çocukluğumda, dönme  dolabı  eliyle  çeviren  gence  bunu  nasıl  başardığını  sorduğumda, ‘ Aslan  sütü   içiyorum, ondan.’  demiş  idi.

 

Bu   toplum   genelde  hep  Batı’nın   yalanlarına, hilelerine  kurban  gitmiştir. Buna  karşı  çıkanlara  da  komünist, dinsiz, vatan  haini denilmiştir.

 

Atatürk  günümüzde  yaşıyor  olsa  idi   inanıyorum   ki  hem   sağlığa  zararlı  olduğu   hem  de  topluma, insanlara   kötü, yanlış  örnek   olmamak  için; sigara, içki  içmez  idi.

 

Atatürk  sigara, içki  içiyor  idi, diye  sigara, içki  içmek  hem  Atatürk’ü  hiç  anlamamış  olmaktır  hem  de   Atatürk’ü  sömürmek  demektir. Atatürk’ü  anlamak, tanımak, bilmek; yaptıklarını  yapmak  ile  değil    söylediklerini, yazdıklarını  öğrenmek, anlamak   ile  olur  ve   Atatürk’e  de   bu  ülkeye  de  ihanettir.

 

Atatürk   zararlarını  bilmediği   için  içti  ama  siz  biliyorsunuz  artık  ve  yine  de   sigara, içki  içiyor  iseniz   bilin  ki  Atatürk’çü   değil   Atatürk   düşmanısınız.

 

Acaba  Atatürk’çü   olduklarını   söyleyenler, Atatürk  sigara  ve  içki   içiyordu  diye  mi  Atatürk’çüler? Acaba   Atatürk  sigara  ve  içki  düşmanı   olsa  idi  Atatürk’çü   olurlar    idi? Ve   eğer  Karl  Marx  sigara  ve  içki  düşmanı  olsa  idi, komünistler  komünist  olurlar    idi? Bencilliğin, sorumsuzluğun, benliğin, nefsin  adını   ne   Atatürk  ne     de    Atatürk’çülük   koymayın.

 

Ve  Atatürk’ün  bilimsel   kişiliğine  ve  sözlerine  dayanarak   kesinlikle  söyleyebilirim  ki  bu  çağda  sigara  ve  içki   içen  birisi   kesinlik  ile  Atatürk’çü değildir, Atatürk’ün   kişiliği   ile  ilgisi  yoktur.

 

İşde  bunları  anlayamadığınız   için  bugün  Akp   başda  ve   dünyada  komünizim  bitdi.

 

Sigara  ve  içki   içen  sözde   Atatürk’çüler   ve   sözde  komünistler  topluma, insanlığa, insanlara  kötü, yanlış, çirkin  örnek   olmaktadırlar.

 

Abilimsel(bilimsel  olmayan)  insan, asosyal(toplumsal   olmayan)  insandır. Asosyal (toplumdışı)  olmak,  abilimsellik( bilimsellik  dışı)   olmak    ile  başlar. Abilimsel(bilimsel  olmayan)  bir   insan, tüm gününü   kalabalık  içinde  geçirse  de  asosyaldir(toplum dışıdır). Bilimsel  bir  insan  ise  dağ  başında  yapayalnız yaşasa  da   sosyaldir(toplumsaldır).(Yabancı  sözcükler  için  bağışlayın; çiviyi  çivi   ile  sökmek   için  öyle  yazdım.).

 

Atatürk’çülük  ve  komünizim  keyifçilik  değil  bilimsellik ve  onurluluktur. Sigara, içki  içmek  ile; bikini, mayo, mini  etek, açık  saçık, daracık  giymek  ile Atatürk’çü   de   toplumsal  da  çağdaş  da  uygar  da  olunmaz  ancak  kabuksuz  fıstık  gibi  kabuksuz   gerici, kabuksuz  yobaz   olunur.

 

Atatürk’çülük  de    din  de   bilim  de  insanlık  da   komünizim  de   utanmak   ile  başlar. Çünkü  utanmak; gerçekleri, başkalarını  ve  toplumu  önemsemektir.

 

Akp  dünyada   bile  yok  iken  en  büyük   işlerimden  biri   de   Atatürk’çü, komünist, Müslüman  geçinenlerin  ellerinden  sigaraları  alıp  kırmak  idi.

 

 

Necdet   Gürçiftçi

Bir   Türk  bilgesi

2011-Şubat

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !